10 Temmuz 2010

Televizyon Tarihindeki EN İYİ ŞEY


Tüm televizyon tarihindeki EN İYİ ŞEY nedir?

Magic Bullet reklamı.

Bu satırları yazan kişi çeyrek asırı devirdiği ömrünün yüzde 25'ini televizyon izleyerek geçirmiş biri. Ne yakalayabilmek için sabah güneşle beraber uyandığım çizgi filmler, ne pazar günleri öğleden sonra rastladığım türk filmleri, ne Süper Baba, ne Mad Men, hiçbir şey. Hiçbir şey, gece 3'te izlediğim Magic Bullet doğrudan satış reklamları kadar muhteşem değildi, olamaz. Tüm hayatımda izlediğim en etkileyici şeydir; sinema dahil, Elliott'la E.T.'nin bisikletle uçuşu, Simba'nın babasının ölümü dahil.



Allahım çok büyüksün.

Doğrudan satış reklamları genel itibariyle muhteşem şeylerdir. Bu kadar berbat oyunculuk ve bir o kadar kötü senaryoya rağmen böyle sapıkça bir zevkle izlenen başka bir tür bildiğim kadarıyla henüz icat edilmedi. Vücut geliştirme ve zayıflama aletlerini ayırıyorum, çünkü onlarda before/after izlemekten başka numara olmuyor. Ama bir Nicer Dicer, bir Sonic Blade, bunlar bambaşka. Ve Magic Bullet... 


O müthiş deneyimi anlatmak istiyorum müsadenizle: Muhtemelen yine tatildeyim, saat gecenin bir yarısı olmuş, beynim iyice sulanmış hâlde televizyona bakıyorum. Bir yandan da, "Gerçek Kesit'e bir şans vermenin zamanı geldi mi acaba?" diye kafamda ölçmekteyim... Derken tereyağını görüyorum. Aşırı derecede Amerikalı bir kadın, böyle dolu dolu iki çorba kaşığı the tereyağı'nı bir kaba koyuyor. Üzerine kafam büyüklüğünde parmesan peyniri. Onun da üstüne kremayı dökerken ben artık kabın içinde ne büyük bir kalori bombası bulunduğunu düşünmeyi bırakmışım, ekrana yapışmış şekilde ortaya çıkacak şeyi bekliyorum. "Alfredo sosu" diyor kadın, ben Alfredo sosu nedir bilmiyorum ama dünyanın en iyi şeyi olduğundan eminim o an.  


Geri kalan 10 dakika boyunca ben artık kendimde değilim. Çeri domatesler, altın sarısı çedar peynirleri, Türkiye'de asla olmayan meyveler, çikolatalar, kremalar... Her seferinde içinden bu kez acaba ne çıkacak diye bakarken o kadar büyük bir heyecan ve merak içindeyim ki o an tansiyonum ölçülse büyük 19 çıkacak. Oracıkta televizyonun önünde eriyorum ve uykularının en derin yerinde rüyalar görmekte olan annemle babam duruma müdahale bile edemiyorlar. Hani olur ya, sucuk reklamında ekmeği sapsarı yumurtaya daldırıverirler de bir an eliniz ayağınız boşanır. Öyle bir şey, ama bin beter. O sırada Magic Bullet'ın ne kadar süper bir alet olduğu konusunda kesinlikle hiçbir şüphem yok. Koşarak telefona sarılıp sipariş vermiyorsam bu sadece çedar peyniri nereden bulacağımı bilmediğimden.

Geceler, katraan karası geceler! Magic Bullet'sız bir hayatın boşuna olduğunu anladığım zalim geceler. Şu yazıyı yazabilmek için bu efsanevi prodüksiyonu yeniden izledim ve seneler sonra işte yine mahvolmuş durumdayım. Ben de evde guacamole yapıcam ve Magic Bullet'a ihtiyacım var! İstiyorum, biliyorum onu bir alsam hayatım o kadar güzel olacak ki. Biliyorum evet. Hiç değilse bir kerecik daha izleyeyim, ne güzel karıştırıyor öyle, dünyanın en iyi şeyi. Sizin de buna ihtiyacınız var dostlarım, biliyorum. Hadi açın onu.




10 yorum :

beccc dedi ki...

"flovar wave" reklamını görmediğin için en mükemmelinin bu olduğunu düşünüyorsun. Hem onda Mr.T var!!!

deniz dedi ki...

o da iddialı bir yapım evet ama tavuk ve etlerin hızlı çekimde pişerken transforme olması biraz iğrenç görünüyü.

bucur dedi ki...

ohaa tamamen katiliyorum benim de hayallerimi susluyodu magic bullet yalvarmistim annemlere alalim diye. bi daha hic bi reklam onun kadar etkili olmadi.

bucur dedi ki...

http://www.buythebullet.com/

deniz dedi ki...

çekin şu siteyi gözümün önünden beni gene etkisi altına alıyor.

nesli dedi ki...

çok ayıp etmişin bunu yüklemekle,gece gece beni de etkisine aldı yıllar sonra yeniden.

Adsız dedi ki...

öldüm bittim yeminlen. hayranlıklar içinde kaldım. yalnız evde malzeme olmazsa olmaz işte, yoksa insan kendini magic bullet'da salça çekerken filan bulur.züpersin bunu yapan amerikalı kardeşim, saniye takıntını da bir yana bırak.

Persephone dedi ki...

Bu bizde var yahu! Bim ya da Migros satıyor sanırım, Simbo ya da King öyle bir firma çakmasını yapmış. Senelerdir var, bir kere bile guacomole yapmadım ama favori ayran maker'ım :P Aynı çakmacı marka Nicer Dicer da yapmış. Hepsinin ismi farklı ama işlev aynı :P

hevesli bardak dedi ki...

Gerçek Kesit'e nasıl olur da bir şans vermezsin bugüne kadar, şaştım da kaldım. Nasıl da satır arasından darlıyorum ama?

SE7IN dedi ki...

ayyy ben amarıgalarda gördüm bunun bi de baby bullet olanı var o memlekette, "bebeğinize hazır bebek maması yerine ev yapımı bebek maması yedirin" kafasıyla çıkmış bi alet. reklamda o kadar çok baby ve food kelimesi geçiyor ki insan sabaha karşı 4'te "lan bi havuç püresi olaydı" gibi saçmalıklara girebiliyor.

he bi de bi zamanlar lav taşlı ızgara vardı, onun reklamını da aynı iştah ve hasretle izlediğimi (lan önce yediğimi yazmışım da düzelttim) hatırlarım. daha bzim memlekette T bone steak'in ne olduğu bilinmezdi be, tey tey!