25 Aralık 2010

Mukaddes'ime Dokundurtmam!

Once upon a time, there was a bitch called "Hürriyet Aile"...


Eteğini Topla Mukaddes Yenge - 24.12.2010
"Fatmagül’ün Suçu Ne" dizisinde herkesin sinir katsayısını artıran gıcık Mukaddes Yenge'nin oturuşu, izleyicilerin fena halde tepkisini çekmiş. İzleyici, bacaklarını açarak eteğini toplayan ve bir kadına asla yakışmayan bu oturuş tarzının bir an önce değişmesini bekliyormuş. Haksız da değiller...
Beğen +20

24 Aralık 2010

"Abla, ben o kızı seviyorum galiba..."

"Oy yerim sen aşık mı olduuuuuun"

Kardeş yok, benim sinirim kaldırmıyor. Kerim'in liseli gibi şaşkın sırıtışını, Fatmagül'ün yüzüne geri gelen o reproduktif pembeliği, durduk yerde aşkımızın meyvesine dönüşen sikindirik çiçek oyasını, Ebe Nine'nin acınası bir gerizekâlı oluşunu ve dahi tüm iyiliklerin timsali Rahmi'nin ağzından bizlerin küçük kafasına sokulan Fatmagül'ün mutluluğu için bu evliliğin sürmesi gerektiği ana fikrini, benim bu hassas, bu duyarlı ve aynı zamanda bir deve gibi her şeyi içinde saklayan bünyem kaldırmıyor tamam mı.

19 Aralık 2010

ÖBGZKİ Ne Ablam, Size Bir Şey Olmasın


Evvela, Mete'nin evi yakması çok iyi oldu. Öyledir, birinin kendisini dinletebilmek için ille zıvanadan çıkması gerekebilir bazen. Hem sadece yumruğu attığıyla kalsaydı nezareti boylardı ama görün bakın şimdi ölmezse bu çocuk bundan sıyırtır.

9 Aralık 2010

Yeşilçam'dan Tatlu Sürprizler (2)

Yeşilçam Çarpması: Birisi Türk filmlerindeki bilmem kim çıkınca yaşanan duygu ve düşüncelerin tümü.
Bugün bir 'Yeşilçam Çarpması' daha geçirdim değerli okurlar. Sonuncusunu geçen yıl, Şaheste Hanım'ın Türk filmlerinin fındık kurdu yancı kızı Fatma Karanfil olduğunu öğrenince yaşamıştım. O zaman geç kalmıştım, herkes zaten biliyormuş, kaldıydım mal gibi. Ama bu kez size yaranabileceğimi sanıyorum.

8 Aralık 2010

Yeryüzünde Bir Rachel Berry

Arkadaşlar, hiç durup kendinize şu soruyu sordunuz mu: 
Rachel Berry gerçekte yaşasaydı kim olurdu?
Sormadınız sanıyorum. Ben de sormadım. Ama demin o'nu görünce allahın işine hayretler ederek yerimden fırlayıverdim: "Rachel lan buu!"

4 Aralık 2010

GLEE Sectionals, Görmez Olaydım


















Aman iyi anladık en iyisi, bir numarası New Directions.
Zaten bunu kafamıza sokmadan son bölümü anlamak mümkün değil. Abartmış gibi olmayayım ama "Special Education" sanırım 25 yıllık ömrümde gördüğüm en kötü Glee bölümüydü. 

26 Kasım 2010

Fatmagül'le Kerim Sandal Sefasında mı?


- Gerizekâlı herif, başımıza ne geliyosa SENİN yüzünden geliyor zaten!
- Ya kes bee, papağan gibi aynı şeyi tekrarlayıp duruyosun senin yüzünden, senin yüzünden! Asıl senin yüzünden geldi başımıza ne geldiyse! B.k vardı arabayı aldın gittin, söyliycem, söyliycem-
- SÖYLİYCEM MERAK ETME, her şeyi anlatıcam onlara!
- Söyle lan yiyosa söyle ne söyliyceksin hiçbir şey söyleyemezsin!!!

25 Kasım 2010

ÖBGZKİ, Hadi Yerine Yat Yavrum














En sonda söyleyeceğimi başta bir söyleyeyim de: Bu hafta ÖBGZKİ'yi izleyişim hayli küfürlü oldu. Hem öyle herhangi bir karaktere filan da değil, doğrudan dizinin kendisine döşendim bu küfürleri. Ama o son sahne, ah, yine çaldın kalbimi çapkın!

21 Kasım 2010

Glee, "The Substitute" & Gwyneth Paltrow


















Son dört günde Glee'nin "The Substitute" bölümünü toplam üç kez izledim ve kesinlikle muhteşem olduğuna geçen her dakika daha kuvvetle ikna oluyorum değerli okurlar.

Hey gidi Gwyneth Paltrow... 

19 Kasım 2010

Nasıl Yani O Paralar Gerçek mi?


Aah evet, bilgi yarışmaları!
Dün gece Canlı Para'yı izleyince ne kadar eğlenceli olduklarını yeniden hatırladım. Show TV artık resmi olarak sapıtık bir kanal olsa da yarışma geleneğini sürdürdüğü için kendisini takdir ediyorum. Televizyona bağırıyorsun, "Gerrizekalı o cevap olur mu!" diyorsun, gerilim müziği geliyor, bir şeyler. Çok iyi, çok çok. Canlı Para'nın özellikle iki hususiyetinden çok etkilendim:

6 Kasım 2010

Müjdeler Olsun İlk GLEE Yazımız







Seni seviyorum,
Seni istiyorum,
İşte söylüyoruum dinlee,
Sana ağlıyoruum,
Her an yanıyoruum,
Sana söylüyoruum DİNLEE.




Bahsi yüksekten açıyor ve işte söylüyorum: "Dürürürü" diyen gerilim müziğine kurban olurum, bu benim hayatımda gördüğüm en tatlı dizi!

30 Ekim 2010

Jenny Sensiz Buralar Çöle Döndü Gitme!

Şimdi lütfen birisi çıkıp bana Jenny Humphrey'yi gördüğüne sevinmediğini, bir bölümcük gelmesinin hiç de iyi falan olmadığını söylesin. Söyleyin ya evet, söyleyin de dişimi kırayım.

24 Ekim 2010

Canımı da mı Alacaksın RTÜK?

TV benim canım olarak siyaset mevzuunda yürekten alakadar olduğum tek konu var: 
Tabii ki RTÜK!
Hani herkesin bir AKP'ye oy verme kriteri var ya, "Şunu çözerse bu sefer oyumu veririm" dedikleri "o şey." AKP RTÜK'ü kaldırsın ben de veririm arkadaş. Yaparım bunu.

22 Ekim 2010

Ebe Nine Is In Wonderland

Ebe Nine sen yeminle sapıttın. Institutionalize edilecek denli gerçeklerle bağın kopmuş, ve üzülerek söylüyorum ki bu hafta itibariyle kalemimi doğrulttuğum topun ağzındasın.

Hani ne oldu Fatmagül'cüğü sen bulmuştun, kuş gibi yatıyordu, küçücüktü hani? Unuttun oraları zahir. Kerim de Kerim! Anneciği ters dönmüştü mezarında hani, o da mı yalandı? Yazıklar olsun be. Sana yazıklar olsun, senin Dockers pantolonuna, bermuda şortuna inandığım için bana daha da büyük yazıklar olsun!

20 Ekim 2010

Güle Güle Saat

Evet, sonunda gitti.
Bir mandolin için 10 liraya satıldı gitti saatcik. Umduğum gibi acılı bir veda değildi. Behlül'ün kırmızı boyun damarlarını şişirttire şişirttire Bihter kolyesini camdan fırlatışı gibi bir hareket beklemiştim saat için, olmadı. Güzeel. Drama queen olmaya lüzum yok- diyordum ki taam, dramanın allahı geldi gene bizi buldu. Sahi, babalar en büyük drama queen'lerdir diyebilir miyiz?

Güle güle be saat, seni özleyeceğiz.

18 Ekim 2010

"Sana Geliyoruz Behzat Ç.!"


Okur tatlıı, okur ciciii...

Bugün Radikal'in Hayat ekinden aldığım bir yazıyı yayınlıyorum. Zaten onlar da yazıyı benden almışlardı. Evvet doğrudur, TV benim canım, "Deniz Gedizlioğlu" mahlasıyla karşınızda.  Bu yazı ile, Behzat Ç. hususunda içimde tutmaya çalıştığım en saf duygularımı da büyük bir sinsilikle cümle aleme ilan etmiş oluyorum.

Cüneyt Arkın nasıl diyordu: "Yeminimi bozdum uleeen!"


15 Ekim 2010

Fatmagül'de Bilek Kesmeye Bir Hafta Ara

Şükür bu haftayı hafif atlattık. Ne oldu bilmiyorum, ÖBGZKİ de Fatmagül de bu hafta kaş çizgimi derinleştirmeden beni gönderdiler, iyi oldu. O çizgi yaşlanınca başıma bela olucak çünkü ben biliyorum.

"Nikahta keramet vardır" dedikleri yoksa bu muydu değerli okurlar, Fatmagül'e ne oldu? Böyle bir yengeye efelenmeler, kemeri haşırt diye yerine oturtup "Rise of Fatmagül" tarzı birtakım işaretler... Yalnız hâlâ "Mustafa'ya bir şey olmasın" ayaklarındasın Fatmagül, bu bana çok koyuyor. Bir insan evladı da adama demiyor ki "Kız senin ezikliğinden evlendi g.tüm!" Ebe Nine, bir senden yana umudum vardı, sen de odunu Mustafa'nın alnının çatına oturtuvermedin. Bir de bunun anası kıçı kırık tansiyondan yatıyor diye duygusal müziği dayamıyorlar mı, boğazından içeri tuz boşaltasım geliyor vallahi.

11 Ekim 2010

GOSSIP GIRL 4. Sezon: Bekliyoruum, Bekliyoruuuum...

... Hadii geliin üstüme, koork-muyoruuuum!
Sezen Aksu'dan alıntı da mı yapacaktım be, yazıklar olsun sana Gossip Girl.

Arkadaşlar, Gossip Girl neden bu kadar tırt? Dan'in bebeğini ben ne yapayım çohafedersiniz? Ya da Serena'nın Dan ve Nate arasında ne seçim yapacağının herhangi bir önemi var mıydı? O ne olacak ki, yani şimdi olmaz başka zaman olur, yeri gelir aynı anda olur, Serena bu. Chuck desen, Fransız Kezban Eva'yla en iyi niyetle saçma diyebileceğim girişimleri oldu, bunlar hep tırtlık. Peki 4. sezona damgasını vuranlar neler?

"CAROLINE Mİ CAROLIN Mİ?"

TV benim canım'ın meşhur ekibinin hazırladığı, gündeme bomba gibi düşen anketin sonuçlarını yayınlıyoruz:




74 kişinin yer aldığı araştırmada katılımcılara "Caroline mi yoksa Carolin mi?" diye soruldu. Katılımcıların yüzde 74.4'ü "Caroline" cevabını verirken, "Carolin" diyenlerin oranı yüzde 26.4'te kaldı. Katılımcılara "Bilmiyorum" seçeneği sunulmadı.





Enayileer!

8 Ekim 2010

Sonum Sen Olacaksın Ay Yapım


"Ben süper Pokemon'um" diyerek 5. kattan atlayan çocuğu bugün çok iyi anlıyorum. Fatmagül'ün elinden aldıkları hapları ben içeceğim nerdeyse, bu adaletsizliği ben çözeceğim. Süper Fatmagül'üm ben be!

6 Ekim 2010

ÖBGZKİ İyi mi Değil mi?

Sevgili okurlarım, bir noktaya açıklık getirmek istiyorum:
ÖBGZKİ'yi yazan kişinin adı Coşkun Irmak, COŞ-KUN. Bu Çağan Irmak lafı nerden çıktı hiç anlamadım. Çağan Irmak yazsaydı ne olurdu ben size söyleyeyim mi: Bir yerine on beş tane bilge balıkçımız olurdu. Herkes müthiş zeki, hayat çok şahane. Yok öyle bir şey- Allahıma şükür.

4 Ekim 2010

Bu Adam Niye Var?

Chi ('Shy') McBride

"Tam olarak Amerika'da bulunmadım. Yani, uçağa binip gitmişliğim yok. Ama filmlerden olsun, dizilerden olsun, çok takip ettim. Biliyorum yani..." -Burhan Altıntop

1 Ekim 2010

Bay Ripley:"Fatmagül Rengini İyiden İyiye Belli Etti"

Çok sevgili okurumuz bay ripley Tucson'lardan yazdı:

Bu hafta yine içimizi dağlayan Fatmagül’e bir yazı da benden.

bay ripley (temsili)
Fatmagül yine kalbimizi ağrıttı ve rengini iyiden iyiye belli etti. Bu sezon bize gün yüzü yok arkadaşlar. Bu diziyi izleyeceksek, şimdiden dramı sonsuz kabul ediyoruz. Her izleyişimizde kalbimizin ağrımasına evet diyorsak, bunu muhtemelen canım Beren’in kaşı gözü için, saygısız Engin’in hatrına yapıyoruz. Dizinin kalitesi filan da önemli tabi. Neyse. Ayrıntıya geçiyorum.

Yöreoğlu Kardeşler:2 - TV benim canım:0

Bu hafta Fatmagül'ü izlerken kaş çizgim çıktı. Hâlâ da duruyor.

Yöreoğulları işlerini o kadar iyi biliyor ki. Fatmagül'cüğe birilerinin, kim olursa olsun, birilerinin şefkat göstermesine çok ihtiyacımız var. Ya, al o zaman sana Kerim.
Cooked and served, hadi afiyet olsun.

29 Eylül 2010

Öyle Bir Geçer Zaman Ki: Ama Annem Çüş?


Öyle Bir Geçer Zaman Ki hakkında bu vakte kadar neden yazmadım?



1) Adı çok uzun geldi.
2) Bunca dram nereye gidecek anlamak istemişidim.


27 Eylül 2010

Amma Değişik, Amma da Cool'sun BEHZAT Ç.

"Taş fırın erkeği"nden sonra televizyonda en sevdiğim karakterler bundan sonra Behzat ve Harun'dur. Bu sayede Sina Koloğlu'nun şu sözlerinden yırttığımı ümit ederim:

"Bu diziyi hanımlar pek izlemez. Yani aşk meşk, çocuk aldırma, entrika vs. dizilerinden değil. Onlara biraz  büyük gelir. Yani evdeki teyzeyi, gelini, kayınvaldeyi açmaz! Kanal buna göğüs gerebilir mi? Bilemem. Ama  kendi izleyicisini yakalayacak ‘kült’ olmaya aday bir dizi" (Milliyet Cadde, 21.09.2010)

Şu küçük pasajı biraz analiz edelim mi? Hadi ya edelim, n'olursunuz. 

25 Eylül 2010

Fatmagül'cüğüm Ağlama Tamam mı


Yok. "Bu oyunlara gelme Deniz" diyorum, yok yok yok.
Hani ne dedim ben? "Yaprak Dökümü olur, sıkıcı olur, 2 sezon dayak izlemeye mi geldik allasen" demedim mi? Görüyorsun işte okuyucu, bilinçli de bir izleyiciyim, neden geliyor bunlar başıma madem?  Niye gene içim parçalandı benim?

24 Eylül 2010

TÜRKAN'la Cüzzama Giriş

Türkan biteli 1 saat oldu, hâlâ düşünüyorum, acaba ben nerde yanlış yaptım?
Hayır çünkü, dizide olanlar aynen şunlar:

    *Türkan eve geç kaldı.
    *Türkan'ın hafif flörtlü sıkıcı mektuplarını annesi gördü.
    *Türkan cüzzamlılara üzüldü.
    *Türkan'ın kardeşi 2 saatliğine kayboldu, evde saklanmış, buldular.
    *Türkan'lar fakir oldu.
    *Türkan cüzzam kitabı okudu.

    23 Eylül 2010

    Gelelim Fasulyenin Faydalarına: Rakamlarla Yeni Sezon

    Ev-vet yeni sezona artık tamamen hâkimim. Öyle Bir Geçer Zaman Ki'yi beğendim. Bir de Fatmagül'le aramızda gizli bir anlaşma var, bir süre izlemek zorundayım. Sizlere bir Top Ten yapmayı çok isterdim ama 10 tane top dizi çıkmıyor yemin ederim, öyle de tırt bir sezon. Onun yerine sizlere ekibimizin hazırlamış olduğu minik bir istatistik sunacağım. Ekibimizden rakamları alalım:

    18 Eylül 2010

    Fatmagül'e Nasıl Hiç Ağlamadım? Teşekkürler Sana Kedi!






    Peşinen söylüyorum, sonunda ne ağladım ne tek bir kılım yerinden oynadı. Bunun twitter'dan eş zamanlı paylaştığım üzere eve girmiş sapık kediyle burun buruna gelmiş olmamla yakından ilgisi var. Çünkü ben dışarıdan sinsice eve süzülen, beni 2 yıl boyunca kuduz kartı taşımaya mahkum etmiş or.spu çocuğu kedilerden deliler gibi korkuyorum.

    Onun için şimdi en objektif yorumlarımı dinleyebilirsiniz.

    14 Eylül 2010

    Eski Dosttan Düşman Olmaz: EZEL, In Your Face!

    Kesinlikle çok klas bi hareketti. Şu anda 15-0 öndesin Ezel.

    Yastıkların üstünde tortop olmuşudum, zınnk! diye bir kalkışım var, evde "NEEEEY?!!!" diye bir bağırışım var, respect üstüne respect, anam babam.

    6 Eylül 2010

    'Fatmagül'ün Suçu Ne?' Ekibinin Büyük Ayıbı

    Vay anasını be. Vay anasını sayın seyirciler.

    Kanal D'nin şu mikemmel sezon tanıtımı var ya? Fatmagül'cü Beren'le Engin Akyürek'e hafiften torpil geçilen video. Set fotoğraflarına rastladım az önce. Resimlere bakarken, bir tuhaflık dikkatimi çekti...

    İş Bankası Neden Benimle Oynuyorsun?

    22 yaşımdan sonra ortaya çıkan bir huyum var: İzlediğim şeylere çok ağlıyorum. Türk filmlerinde, haberlerde, reklamlarda- Bilhassa reklamlarda. Bazı reklamcılar var, onlar beni çok iyi biliyorlar ve hep benim bu hisli dünyama oynuyorlar. Özellikle İş Bankası'nın gerçek niyetinin beni mahvetmek olduğuna eminim.
















    3 Eylül 2010

    Ben Kanal D'nin Yeni Sezon Tanıtımıyla Coşuyorum, Ya Siz?


    Ya Kanal D'nin yeni sezon tanıtım videosu vandırrfül olmuş arkadaşlar! Biraz gecikmişti zaten. Geçen hafta ben hep bunun peşindeydim, "Hadi, hadi nerde kaldı bu neden gelmiyor" diye. Acaba diyorum blogu açtıktan sonra ben iyice kafayı televizyonla mı bozdum, ne diyorsunuz?

    2 Eylül 2010

    CHUCK BASS: That's What I'm Talkin' About




    *3. sezonu bitirmeyenlere 
     bir parça spoiler*







    Ölmediğini biliyordum, Charles!

    Gossip Girl yeni sezonunun ikinci bölüm resimleri bile çıkmış. (13 Eylül diyorum, bommbabomba.com diyorum) Prag'ta neler oldu bilemiyoruz fakat resimlerden görüldüğü üzere Chuck gayet kanlı canlı bir şekilde ortalıkta geziniyor.

    31 Ağustos 2010

    Bihter Allahını Seviyorsan O Lensleri Çıkar!

    Tamam, Fatmagül'ü izlemicem dedim, umurumda değil dedim. Ama şu dönen fragmanı bir saniye bile eksik izlemeye tahammülüm olmamasından anlaşıldı ki en azından ilk bölüm izlenecek. Ha, tükürdüğümü ilk yalayışım sanıyorsan sen de avucunu yalarsın sevgili okur. Bir okurum "Tarafsızlık ilken nerde?" diye sormuştu, işte bende bir o yok, bir de tutarlılık hak getire.

    28 Ağustos 2010

    Sigara İçişine Kurban Olduğumun Madison'luları

    İlk sigaramı 7 yaşındayken bize temizliğe gelen Zuhal'in elinden içmiştim. Sigarayı ağzına öyle bir götürüşü, eksik dişlerinin arasından dumanı öyle bir üfleyişi vardı ki, 1.50 cm boyunda, minik bir fıçı olan kadın o an gözümde neredeyse cool biri olup çıkardı. Bir gün dedim ki, "Zuhal Teyze bana da versene." Verdi. Sevmedim tadını, deli gibi öksürdüm. Zuhal gülüyordu, "Ver hadi, geri ver" diyordu, "Vermem!" dedim. Zuhal içerken o kadar güzel görünüyordu ki, tadı mutlaka çok iyi olmalıydı. Kesin ben anlamıyordum ve sebat etmem gerekiyordu.


    Mad Men de tam bir Zuhal bence.........


    19 Ağustos 2010

    Küçük İbo ZARA'da Stil Danışmanı Olabilir mi?

    Evet, sonunda bu da oldu ve hardcore bir 90'lar modası kapımıza geldi dayandı. 90'ların insanlık tarihinde unutulması gereken elim bir hata olmasına rağmen hem de. Anlamıyorum ki tekrarlamak için bunca hevesli olunması niye? Tehlikenin sinyallerini almaya başlayalı epey olmuştu zaten, fakat geçtiğimiz hafta ZARA'da onu görünce artık anladım: 90'ların elinin uzandığı yer benim muhafazakar çekincelerimi çoktaan aşmıştı. 

    İŞTE O:

    17 Ağustos 2010

    STV'nin Bruce Willis'i: SALİH

    Bu sıcaklarda STV izlerken çok nostaljik duygular yaşıyorum sevgili okurlar. Yazın, daha evimizde klima yokken  ve apartmanda, hatta bütün sokakta sadece biz kalmışken televizyonda izlediğim şeyleri hatırlatıyor bana. Ulan okur! Loser mıyım yoksa ben?

    STV izlemek bir teslimiyettir. Anteni çamaşır ipi de yapsam en iyi çeken kanal olmasına, çarpık mantığına rağmen insanı kilitleyen olay örgüsüne, fareli köyün kavalcısı gibi dayadığı durmak bilmez arka fon müziği ile insanı 'ipnotize edebilme kabiliyetine karşı koşulsuz bir teslimiyet. Şayet bu anlattıklarım içinizde bir tele dokunduysa, O'nu tanıyorsunuz demektir.



    27 Temmuz 2010

    Dosya: 90'ların Az Ünlüleri

    90'lar televizyonu nasıl bir perişanlık, nasıl bir rezalet... Başrolündeki Karadenizli kızın senaryo gereği alevler içinde yanarak can verdiği bir komedi-müzikal dizisinin olduğu bir ortamdan bahsediyorum. (Evet, Mahallenin Muhtarları) Dönemin dizilerinde bulacağımız özellikler neler? Sefil bir olay örgüsü, dördüncü kalite oyunculuk, iğrenç saçlar, daha da iğrenç kıyafetler ve bok gibi bir müzik. İzledik mi, izledik. "You bet I did and I enjoyed it!"

    16 Temmuz 2010

    KÜÇÜK SIRLAR İzlerken Neden Bileklerimi Kolonyayla Ovdurdum?


    Eveet, n'olmuuş? "Gossip Girl'ün yerli versiyonu" davası ilk bölümden patlamış ölmüüüş... NBC sözüm sana: İzin vermedin, "Yerli Gossip olabilemez" dedin, güçlüyüm sandın ama ne oldu, ha? Ortalık iyice karıştı. Ben bunun neresinden tutsam şaşırdım kaldım vallahi. Madde madde gidiyorum:

    10 Temmuz 2010

    Televizyon Tarihindeki EN İYİ ŞEY


    Tüm televizyon tarihindeki EN İYİ ŞEY nedir?

    Magic Bullet reklamı.

    Bu satırları yazan kişi çeyrek asırı devirdiği ömrünün yüzde 25'ini televizyon izleyerek geçirmiş biri. Ne yakalayabilmek için sabah güneşle beraber uyandığım çizgi filmler, ne pazar günleri öğleden sonra rastladığım türk filmleri, ne Süper Baba, ne Mad Men, hiçbir şey. Hiçbir şey, gece 3'te izlediğim Magic Bullet doğrudan satış reklamları kadar muhteşem değildi, olamaz. Tüm hayatımda izlediğim en etkileyici şeydir; sinema dahil, Elliott'la E.T.'nin bisikletle uçuşu, Simba'nın babasının ölümü dahil.

    9 Temmuz 2010

    GOSSIP GIRL 4. Sezon Fotoğrafları Üzerine Spekülasyonlar

    4. sezon 13 Eylül'de başlıyormuş, ben dizifrm.com'un insafına tabiyim, ne zaman çevirip eklerlerse. Yeni sezonun ilk bölümünden çıkan fotoğraflar oldu, bazılarınız görmüşsünüzdür. Ben de baktım ve bazı çıkarımlarım oldu.



    7 Temmuz 2010

    Televizyona Yaklaşımımı Özetleyen Dizi: BEZ BEBEK

    Bez Bebek ya.

    Benim felsefem şu: "Zamanı gelmişse her şey izlenir ciciş." Hıhım, bu yüzden bugün benim bir TV blogum var. Çünkü siz yazları şıpır şıpır yüzerken ben tekli koltukta bayıldı bayılacak bir şekilde Lise Defteri, Gümüş, Annem üçlüsünü art arda izliyordum. 



    4 Temmuz 2010

    2010 Sezon Değerlendirmesi #3 GOSSIP GIRL: Serena Aklın Yerinde Mi Canım?





















    Kardeş Serena'ya bir haller oldu. Serena, are you okay?


    Değerli okurlar, neden Gossip Girl izliyoruz? Çünkü çok iyi. "Herkes her an herkesin arkasından iş çevirmelidir, ayrıca da yatakta ayıp olmaz."

    28 Haziran 2010

    2010 Sezon Değerlendirmesi #2 EZEL: Karışık Hisler İçindeyim



















    Geçen hafta kendi telaşımda olduğumdan Ezel yazısını biraz geciktirdim değerli okuyucular, malum bizim de Aşk-ı Memnu'muz bitiyordu. (Off, çok üzülüyorum) Yoksa 2010 sezon değerlendirmelerinde Ezel tabii ki çok önemli bir madde.

    26 Haziran 2010

    Aşk-ı Memnu'da Öldürmek İstediklerim TOP 5


    İki elin parmaklarını geçmeyen sevgili okurlar,

    Bu satırları derin bir acıyla kalbim burkularak yazıyorum. Evet, 11 yaşında Süper Baba'yı izlemeye başladığımdan beri televizyonda gördüklerini gerçek zanneden biriyim belki, ama inanın daha önce hiçbir şey beni Bihter'ime olanlar kadar yıkmadı. O kürek elli sarı surat nasıl hırpaladı çocuğumu. Sonra da geçmiş karşıma Kadir İnanır gibi... Öldü benim çocuğum anladın mı, öldü. Gözlerini koca koca açıp vurdu kendini. Çok fenayım dostlar. Çok fenayım, ama ben dibe vuracaksam sebep olanları da yanımda götüreceğim! Bu niyetle kendime ve size bir "Aşk-ı Memnu'da Öldürmek İstediklerim TOP 5" listesi hazırladım. Şimdilik öfke aşamasında olduğum için ancak bunu yapabiliyorum. 


    16 Haziran 2010

    Mankenler Devri Sinsice Bitmiş!








    Evet abiii, mankenler nerde??? Hani magazin programları onlarla dolar taşardı? Bir Tuğba Özay kaldı valla. Onu da görünce kanal değiştiriyorum zaten. Hiç fark etmemiştim valla. Cansu Dere'ler, Ayşe Hatun Önal'lar, Şenay Akay'lar... Bir devir sona ermiş arkadaş. Benim bunu fark etmem de şöyle oldu, benim için en temel bilgi kaynağı olan ekşisözlük'te ayça şen başlığını okurken şu entry'ye denk geldim:




    110. berkun oya: peki sence bu biraz köprüyü andırmadı mı??
    ayça şen: andırdı, andırdı, under the bridge!! 
    hep merak ederim, acaba, manken ve sunucu tayfası şu kadını izlerken ne dediğini anlayabiliyor mu, diye!! bir gün, şöyle, demet şener, çağla şikelcansu dere, tuba ünsal ve türevleri hatunlar bana gelse de, ayaklarımızı uzatıp, çayımızı yudumlayıp, hep beraber ayça şen izlesek, on dakika doyururdu beni.. yeter ki bir görebilsem tepkilerini!!

    (acparantez, 26.12.2004 04:48 ~ 29.12.2004 15:35)



    He ya, bir halt anlamaz kafasız gerizekalılar. Tarihe dikkatinizi çekerim, 2004. Tam mankenlerin altın çağı. Sayılan isimlere bakınca insanın pis pis sırıtası geliyor değil mi? acparantez midir nedir, yavrumevladım (bu lafı Perihan Mağden'den çaldımdı) bu saydıkların var ya, aldı yürüdü haberin var mı? Cansu Dere bugün bölüm başına 30.000 TL alıyor. Demet Şener çoluk çombalağa karıştı, dünyanın en elit hanımefendisi şu an. (Bence iyi anlaşabilirsiniz) Ve çok zengin. Çağla Şikel senelerce gündüz kuşağında tekrarı verilecek kadar sevilen bir dizinin başrolünde oynadı, neden bahsediyorsun sen? Açparantez, aç kulağını, sana soruyorum.

    Sinirlendiriyorlar beni. Bu tavır var ya bu tavır. Bu kendi elit zevklerinin toplum tarafından paylaşılmadığını gördükçe sinsi gibi büyük mutluluk duyan ama açıktan hep şikayet eden tavır. Döverim bu tavrı! Daha da vahim olan: Nasıl ya, mankenler aptal mıydı? Komple böyle? Güzel oldukları için mi, uzun bacaklı oldukları için mi, o sıra magazin programları onları çok sevdiği için mi? Yoksa bunların hepsi, artı, kadın oldukları için mi? Bence burada aptal olanın kim olduğu çok açık. Bunu yazan bir erkek sanmıştım biliyor musunuz, değilmiş. Şu kadının kadına ettiği. Erkek modellerle ilgili böyle çıkışlar duymadık hiç? Kıvanç Tatlıtuğ için hiçbir zaman ot beyinli denmemişti? Entelijansiya sen hep bu ergen duruşunla kaybettin beni, daha da zor adam olursun. Sana da Canım Ailem'e söylediğim şeyi söyleyeceğim: Sigigi!

    11 Haziran 2010

    2010 Sezon Sonu #1 - CANIM AİLEM FİNAL: ŞÜKÜR DİYORUM



    Bir kişinin daha arkasından "Çok bizden bir diziydi," dediğini duyarsam vallahi YANGIN VAR diye bağıracağım. 

    Nerden sizdendi acaba? Hukukuçular Sitesi B Blok'tan mı? Buca Anadolu Lisesi'nden mi? Nerden ya, adres verin nerden. Hayır, benim de bu diziyi "gülen gözlerle" izlemişliğim çoktur. Ben de Şebnem Bozoklu ve Ezgi Mola'yı seviyorum arkadaşlar, kalbim nasır ama taş değil. Ama yani. "Burnu boktan sıyrılmayan sevimli Türk ailesi" konseptiyle bu gemi daha ne kadar yüreyecek? Geçende çok affedersiniz bir panele katılmıştım. Dediler ki, bir filmi izleyip de "senaryosu kötü" diyemezmişiz, çünkü senaryonun tam hâlini biz asla görmezmişiz. Bak, lafa bak. TRRRT. KÖTÜ İŞTE KÖTÜ. "Başa gelebilecek her türlü kötü şey" olarak özetlenebilecek bir olay örgüsünden söz ediyoruz. Hayır sen bana bu kadar illallah dedirtmeseydin, ben senin dizinin o sinsi ahlakçılığına, cıvık geniş aileciliğine yine fazla bir şey demezdim. Gülen Gözler-Bizim Aile-Neşeli Günler üçlüsüne ben de herkes kadar hâkimim çok şükür. 'Pambıh' tabir edilen çocuk bireyin sevimli, minik bir yavrudan tosun gibi bir aslan parçasına dönüşmesinin bedavaya olmadığının da farkındayım. Köfteler pahalı :( Ama öyle "Samım"dır, "Seyihan"dır, ortaya iki karışık Adanalı attırmayla da gönlümü kaptıramayacağım. Bu sıcak ve samimi insanlarımızın başına o kara olayları açan kötü kalpli pislikler sayesinde ailemizin daha da kenetlendiğini ben de biliyorum elbette. Yaşar Usta her seferinde Itır Esen'in fabrikatör babasına karşı bir kez daha ayaklandı âdeta: Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi Saim Bey... Sen mi büyüksün? Hayır ben büyüğüm, ben, Yaşar Usta! Uğur Yücel'den bir Yaşar Usta yaratmak isteyen bu karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim.

    Bu kız kardeşlerin modern ve okumuş olanı Seyhan, evlenip Uğur Yücel'lerin idman yurduna transfer olduktan sonra kocasını alıp ayrı eve çıkmak istemişti bir ara. Kopan kavgalar ve bölümlerce süren sitemi hatırlatmak isterim. Ben anlamadım, kız haklı değil mi? Yeni evlenmiş, karnı burnunda maşallah kapılardan zor sığıyor, evde ayağını uzatıp yayılacak yer bulamıyor kadın. Ömür billah sizin 1 ahşap evde 15 kişi fantezinizi mi yaşatsın? Dıııt! Yanlış cevap. Sonunda tatlış bir müzik eşliğinde özür dileyen Seyhan oldu tabii ki, salak mısınız? 

    Sonra geçende yine bir bakmıştım, liseli kız -o da lezbiyen olmadı :(- okumaya Amerika'ya gidecekmiş de evdeki herkes yine bir perişan, yürekler paramparça, dağıldı millet, mahvoldu. Sanki normalde Pambıh'tan büyük olanların yüzüne bakan vardı da. Takım bozulunca gerginlik geliyor bunlara. Hedef daima ileri, geri gitmek yok! Son bölümde o garibim de caydı, gitmedi. Benim kızım aptaal, benim kızım salak. Korkarım sonuncu düğünün ardından Meliha da Samim'lerin eve taşınacaktı. Samim işteyken çiçekli perde filan takıp sürpriz yapardı artık. Göremedik o kısımları. Neyse yine. İkinci Bahar gibi son bölümde Meliha'nın kucağında pipisi olan tatlı bir sürprizle karşılaşmadık en azından. TABİİ, UNUTULMADI BUNLAR .

    Valla ben çok sevindim bitmesine. İyi oldu, kafa dinleriz biraz. Arkasından ağıtlar yakanları da kendine gelmeye çağırıyorum, cebinize para mı giriyordu, iki Adanalı taklidine hemen niye bu kadar bağlanıyorsunuz? Bakın Şebnem Bozoklu'yu anlarım. Twitter'dan takiplemiştim de, ben kendi dizisinin bu kadar fanı olan başka bir insan görmedim vallahi, o ne üzülmek. Neyse, atlatacaktır. Olan bizim gençliğimize oluyor lütfen görün bunu. :(((