6 Eylül 2010

İş Bankası Neden Benimle Oynuyorsun?

22 yaşımdan sonra ortaya çıkan bir huyum var: İzlediğim şeylere çok ağlıyorum. Türk filmlerinde, haberlerde, reklamlarda- Bilhassa reklamlarda. Bazı reklamcılar var, onlar beni çok iyi biliyorlar ve hep benim bu hisli dünyama oynuyorlar. Özellikle İş Bankası'nın gerçek niyetinin beni mahvetmek olduğuna eminim.


















Kumbaralı 86. yıl reklamı. Dedenin sandığından çıkan rengi solmuş, eski bir kumbara. Kumbarayı açmak için seferber olan banka çalışanları. Derken yaşlı bir İş Bankası memuru çıkageliyor. Gülümseyen yüzü "Ah, diyor, bu kumbarayı ne zamandır görmemiştim." Cebinden minik, paslı bir anahtar çıkarıyor. Çocuk heyecan içinde. Kumbara açılıyor, pıt, bir adet 25 kuruş düşüyor içinden ve o da ne, bir mektup. Kim bilir kaç yıl önce ölmüş yaşlı bir adam, kendi çocukluk kumbarasına torunu için bir mektup gizlemiş. Çocuğun incecik parmakları katlanmış mektubu açıyor. Canım Torunum, diyor dede, bu parayı biriktir e mi? Bankadakilerin kaşları titriyor. Ben zaten dağılmışım. Beni götürün allah aşkına, İş Bankası'na götürün, o dedenin mezarına götürün. Daha olmadı çocuğa götürün; top koştururken "Buraaak, pas versene lan ibnenin evladı!" diye bağırışını dinleyeceğim uzaktan.

Daha bitmedi. Birkaç ay önceki Atatürk'lü Anadolu Sigorta reklamı, ruhuma kasıtlı olarak yapılan bir işkencedir. Koymuşlar dedeyi; iki oğlu da harpte ölmüş, yapayalnız, ihtiyarlıktan buruş buruş bir adam. Evi başının üstüne yıkılmış, ne yapacağını bilemeden öylece bekliyor. Garibim çaresizlikten vatan, millet konuşuyor. Ardından yükselen yaylılar, adamın son bir yakın planı; insan olanın yüreği buna dayanır mı arkadaş! Atatürk senin ben sigortana s.çayım. Bitti bu adam, çoktan bitti. Şimdi ben uyurken ne yapıyordur acaba başını sokacak bir damı var mıdır? Çorbasını kaynatırken elleri titriyor mudur? Tek başına evinde üşüyor mudur geceleri? İş Bankası senden talebim var: Bu adamı lütfen bul, kameraya çek, bu adam gerçekte şu şudur, bu reklam için şu kadar para verip oynattık diye allahın rızası için göster, yoksa sana dava açıcam benim insanlığımla oynandı hakim bey mağdurum diycem.


Eey, İş Bankası; sen 86 yıllık kurum, trink maaş, özel sigorta, milyarder, para babası İş Bankası. Sen mi büyüksün ha? Hayır ben büyüğüm, ben! Deniz Usta?

6 yorum :

başak deniz dedi ki...

ah denizim al benden de o kadar, bitsin artık bu yalancı reklamlar, kalbimizi yok yere titreten acılar. "çünkü biz birbirimize parayla pulla değil sevgiyle bağlıyız" di mi?

Başak dedi ki...

Atatürk'lü reklam için sana ne kadar katılıyorsam, kumbaralı reklam için bir o kadar katılmıyorum. artık gözümüze sokulmuş ağlayalım diye, kumbara+çocuk+ölü dede+iş bankası=hoppaa türk milleti göster kendini. yemem ben bunları. bana 5 kuruş da bırakan yok, kendime ağlarım.

deniz dedi ki...

ne kadar bencilce, bu tatlı koca kafanın dedesi belki artık yok ama torununa altın değerinde bir miras bıraktı bunu gör!

ya belki ilerde sen de zengin olursun ve bütün parayı kendin yeyip torununa sadece dandik bir ev ve bi çeyrek altın bırakırsın buna ne diyorsun?

Başak dedi ki...

ev mi? EV mi? hepsini kendim yicem tabi ki çıtır çıtır. evde bi çeyrek komidinimin arkasına kaçtıysa onu alır evet.

Ellaesa dedi ki...

bu akimin atasi niteligindeki acikli bayram sekeri reklamlarini da atlamayalim. "Kent" az ekmek yemedi bu reklamlardan, bize hep az aradigimiz babaannemizi, dedemizi hatirlatti. Bir de icimde bir yara birakmis olan garanti bankasinin sucu cocuk reklami vardir, zaten kucuktum, travma gecirdim.
Reklam dedigin senlikli olur.

ismigül dedi ki...

ay evet, ben de kent reklamları dicektim, denmiş zaten. hani ben ne anneanneyim ne de babaanne, ben oradaki çocuk olanım, ama hedef kitle olmamama rağmen, bi burnum sızlıyo yine de. ama garanti sucu reklamını bilmiyorum, merak da ettim. link var mı link?