14 Ağustos 2011

SOFRAMIZ, Ayırdılar Bizi Aşkım






Lanet olsun O'nu seviyorum. 

Tam da Ramazan gelip yeniden kavuşmuşken bırakıp gitmek... Burada, Tucson'da hep düşünüyorum; acaba şimdi nerededir, Isparta'da mı, belki de Malatya'da? Korkarım yaktıracaksın sen bana bu master'ı Soframız Gizem!


STİL...
İnanın, ben daha önce krepe saçın, dizin azıcık üstündeki etek boyunun ve kalın topuklu ayakkabıların bu kadar yakıştığı bir insan daha görmedim. Sanki her gün bayram ziyareti yapmak için doğmuş. Şöyle dilinin ucuyla kibarca madlen çikolatasını bir ısırıverse her şey tastamam olacak. Ama var ya, insan evladı çiğ süt emmiş! YouTube'dan Soframız izlenir mi acaba diye ararken "Gizem Soyaldı Vucudu Saran Elbise" adlı bir video serisi gördüm, vallahi beynimden vurulmuşa döndüm. Şu tertemiz yüze bakıp nasıl böyle şeyler düşünüyosunuz kardeşim?

O HER EVİN KIZI
Gizemciğim, içindeki bu "küçük gelin" hiç ölmesin, bunu senden bak ben rica ediyorum. Canım. Hemen kadınların koluna girer, beraber alışverişe giderler, (Gizem her şeyin fiyatını sorar -yani "bakın ev ekonomisine önem veririm" demek istiyor) evde bir küçük varsa maşallah'ını eksik etmez, ailenin yaşlısı varsa "nineciğim!" der, onun da koluna girer; çünkü etrafına sevgi ve saygı saçmak onun en büyük vazgeçilmezidir.

Gizem'in konuk olduğu kadınlardan bekar oğlu olup da Gizem'i gelin almayı hayal etmemiş biri daha dünyaya gelmedi, inanmam buna. "Gizemciğim, ışıl ışıl gözlerin ne güzel!" "Sağol Funda ablacığım, ama senin de öyle?" Halbuki Funda ablasının gözü normal bildiğin göz, öyle de iyi niyetlidir yazık. Yemekleri beraber pişirdikten sonra sofrayı mutlaka O kurar. İşin en mühim kısmının örtüyü sermek olduğunu sanıyorum, çünkü evin başka bir kızı, gelini falan olsa bile Gizem masa örtüsünü asla kaptırmaz.


NERDE O ESKİ İFTARLAR GİZEM?
Fakat Gizem'in en sevdiğim özelliği, geleneksele olan düşkünlüğüdür. İzmirli, Siyasal Bilgiler mezunu bir kız, ne ara böyle oldu bilmem, ama mesela Gizem'e Ramazan demeyegör... Hemen anlatmaya başlar; "Ne sıcak etkiliyor insanı ne başka bir şey, değil mi?" Ya öyle Gizem, öyle balım. Hep eski Ramazan'ları konuşmak ister, mutlaka "Eşinizle nasıl tanıştınız Mürvet Ablacığım?" diye sorar, büyüklerin hikayelerini bir masal gibi dinler de dinler.

Biliyorum, Halit Ergenç'le bir tatsızlık oldu, ama ileride eşini bulup kendi evini kurarsan mükemmel bir ev hanımı olacağından hiçbir şüphem yok Gizemcim. Niye biliyor musun? Çünkü sende bol malzeme kullanma merakı var. Malzemeyi bol koyanın sırtı yere gelmez, o en iyi anne olur, en güzel yemekler onun olur. Light pişirmekten her zaman kaçınırsan sen kazanırsın Gizemciğim, böyle devam!

Pazartesi Konya'ya gidiyormuşsun, duydum. Kuşbaşı etler ve kalıp kalıp yağlar arasında yaşayacağın coşkuyu hayatta kaçırmam, ne olursa olsun izleyeceğim. Hayırlı akşamlar canım, haydi kendine iyi bak, herkesi ellerinden öp benim için.

4 yorum :

Adsız dedi ki...

Dünkü bölümde Konya'daydı. Kaçırmışsın...

deniz dedi ki...

http://www.startv.com.tr/soframiz/

izleyin fragmanı bu da mı yalan!

Feride dedi ki...

Bu yazi icin size tesekkur etmeliyim, cunku ne zaman moralim bozulsa acip okuyorum, her seferinde kahkahalara boguluyorum. Gizem Hanim'i ne TV'de ne gercek hayatta gormedim ama bu yazidan sonra cok iyi taniyormus gibi oldum, hatta aklima bekar olan erkek kardesim geldi. Ustelik annemle de ancak bu kadin anlasabilir, buna eminim. Ancak, yazinizin basina "lutfen yemek yerken okumayiniz" seklinde bir ibare ilistirirseniz iyi olur, zira ilk okudugumda hazirliksizdim ve kahkaha atarken lokmam bogazima kacti boguluyordum neredeyse. Ben Turk insani olarak anlayisliyim ama Amerika'da biliyorsunuz her seye dava aciyorlar, soylemedi demeyin.

deniz dedi ki...

kaç zamandır okuyucularım yorumlarını eksik ediyordu ha bozulmaya başlamıştım, çok sevindim :)